Görüntüler Yığını
Zygmunt Bauman'ın "akışkan modernite" analizinden yola çıkarak; neoliberal özne, özsel bir kimlikten ziyade, piyasa ve dijital platformların talepleri için sürekli üretilen ve tüketilen "görüntüler yığını"ndan (pile of images) ibaret bir kimlik projesidir.
- Sürekli Üretim: Birey, sosyal onay, görünürlük ve aidiyet arayışı içerisinde durmaksızın yeni görüntüler üretmek zorunda hisseden bir performans haline hapsolur. Bu süreç, derin bir yetersizlik kaygısı ve sürekli kendini kanıtlama zorunluluğu ile beslenir.
- Parçalanmış Bütünlük: Üretilen bu görüntülerin her biri (profesyonel, romantik, bohem, sporcu, entelektüel vb.) bir bütünlük oluşturmaz. Daha ziyade, her sosyal alana, dijital platforma ve etkileşim bağlamına uygun olarak hızla benimsenip çıkarılan bir dizi stratejik maske niteliğindedir. Benlik parçalanır. Birey, hangi maskenin asıl kendisi olduğunu ayırt etmekte zorlanır, çünkü hepsi aynı derecede gerçek ve aynı derecede geçicidir.
- Derinlik Eksikliği: Bu şekilde inşa edilen kimlik, kaçınılmaz olarak yüzeysel, derinlikten yoksun ve dışsal faktörlere aşırı duyarlıdır. Tıpkı bir kum yığınının şeklinin rüzgârın yönüne göre değişmesi gibi, bu kimlik projesi de trendler, algoritmalar, beğeniler ve takipçi gibi dış etkenler tarafından sürekli yeniden şekillendirilir.
Dolayısıyla kimlik, bir 'olma' hâlinden çıkarak, piyasa koşullarına tabi, akışkan ve nihayetsiz bir görünme projesine indirgenir. Bireyi sürekli bir dış onay arayışına mahkûm eden bu durum, özerk bir benlik duygusunun oluşmasını engeller.